Genital dolgu, kadınların genital bölgesinde meydana gelen hacim kaybını, elastikiyet eksikliğini ve estetik bozulmaları gidermek için uygulanan minimal invaziv bir estetik prosedürdür. Yaşlanma, doğum ve hormonal değişiklikler gibi etkenler, zamanla genital bölgede sarkma, hacim kaybı ve cilt yapısında bozulmalar yaratabilir. Genital dolgu işlemi, bu sorunları gidermek için hyaluronik asit bazlı dolgu maddelerinin enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir.

Genital Dolgu Ne Kadar Kalıcıdır?

Vajina dolgu işleminin kalıcılığı kullanılan dolgu maddesine bağlı olarak değişir. Hyaluronik asit bazlı dolgu maddeleri genellikle 9-12 ay arasında kalıcılığını sürdürür. Bu süre sonunda vücut dolgu maddesini doğal yollarla emerek zamanla dolgu etkisini azaltır. Ancak işlem tekrar edilerek uzun süreli sonuçlar elde edilebilir.

Yağ enjeksiyonu gibi diğer yöntemler, daha uzun süreli veya kalıcı sonuçlar sunabilir. Vücuttan alınan yağ hücrelerinin bir kısmı kalıcı hale gelebilir, bu da dolgunluk etkisinin daha uzun süre devam etmesini sağlar.

Genital Dolgu Neden Yapılır?

Genital dolgu işlemi çeşitli estetik ve fonksiyonel sebeplerle tercih edilir. Kadınlar yaşlanma, hormonal değişiklikler, doğum ve kilo kaybı gibi nedenlerle genital bölgelerinde değişiklikler yaşayabilir. Bu değişiklikler, hem estetik açıdan rahatsızlık verebilir hem de cinsel konforu olumsuz etkileyebilir. Vajina dolgu işlemi, bu sorunları gidererek kadının özgüvenini ve cinsel hayatını olumlu yönde etkiler.

Vajinal Dolgu Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Hijyen: İşlem sonrası bölgenin hijyenine dikkat edilmeli ve temiz tutulmalıdır.
  • Cinsel İlişkiye Ara Verme: İşlemden sonra ilk birkaç gün cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.
  • Egzersiz: İşlem sonrası ilk 48 saat boyunca ağır egzersizlerden kaçınılması önerilir.

Cinsel ilişki sırasında kadın yumurtasının erkek üreme hücresi spermle döllenmesiyle başlayan süreç şeklinde tanımlanan gebelik (hamilelik) ortalama 37-40 hafta sürmektedir. Doğum kontrol yöntemlerine başvurulmayan cinsel birlikteliklerde hamilelik ihtimali artar.

Riskli gebelik ya da yüksek riskli gebelik; gebelik öncesi ya da gebelikte ek bir hastalığı olan veya taramalarda düşük riski veya bebekte sakatlık riski çıkan gebeliklerdir

Normal vajinal doğum yapılamayan durumlarda başvurulan yöntem, sezaryen doğumdur. Normal doğum düşünülen durumlarda acil olarak sezaryene geçiş yapılabileceği gibi doğum öncesi planlama yapılarak da sezaryen kararı alınabilir. Doğumdan önce sezaryen yapılacağı kesinleşmiş ise işlemin yapılacağı tarih ve saat belirlenebilir.

Sezaryen doğum, ameliyathane koşullarında ve anestezi altında gerçekleştirilen bir doğum tekniğidir. Bu işlemde önce karna, sonra rahme kesi uygulanarak bebeğin anne karnından çıkarılır. Daha sonra kesi yerleri dikiş ile kapatılarak doğum tamamlanır.

ajinal akıntı, vajina ve rahim ağzındaki küçük bezlerden salgılanan sıvıdır. Bu sıvı, vajinayı ve üreme sistemini temiz ve sağlıklı tutarak eski hücreleri ve kalıntıları temizlemek için her gün vajinadan sızar. Östrojen seviyelerindeki normal değişikliklerden vajinal akıntı meydana gelebilir

Vajina sarkması, vajinanın etrafındaki kas, bağ dokular, pelvik organları ve dokuları yerinde tutan sinir, kas dokularının zayıflamasıyla kopar ve vajenden dışarı sarkmalar meydana gelir. Normal doğum yapmak, östrojenin yetersiz gelmesi, yaşlılık gibi sebeplerden ortaya çıkmaktadır

Tedavi edilebilen cinsel yolla bulaşan hastalıklar: Sifiliz, bel soğukluğu, klamidya ve trikomoniyazdır. En sık görülen seksüel geçişli 4 hastalık ise; hepatit B, herpes simplex, HIV (AIDS) ve HPV tam olarak tedavi edilemez

Doktorunuza Yazın